Yolun Sonundaki Okyanus - Neil Gaiman | Kitap Yorumu #23

***Tanıtım***
Bir kelebeğin kanatları kadar narin ve hüzünlü.

Karanlıktaki bir bıçak kadar tehditkâr ve korku verici.

Neil Gaiman, sarsıcı eseri Yolun Sonundaki Okyanus'ta, insanı insan yapan tüm duyguları ortaya çıkarmakla kalmayıp, okurlarını onları çevreleyen karanlıklardan korunmaları için geçmişin sığınağına davet ediyor.

Hikâye, kahramanımızın çocukluğuna dönmesi ve evinin yanındaki gölün aslında bir okyanus olduğunu iddia eden Lettie Hempstock'a dair anılarının canlanmasıyla başlıyor. Bu andan sonra; küçük bir çocuğun fazlasıyla ürkütücü, garip ve tehlikelerle dolu geçmişine doğru bir kapı açılıyor.

Artık, yolun sonunda neyle karşılaşacağını kahramanımız da bilmiyor… 
(Tanıtım Bülteninden)

Sayfa Sayısı: 192
Baskı Yılı: 2016
Dili: Türkçe
Yayınevi: İthaki Yayınları

***Yorum***

2015 Tüyap'tan @Athenaninguncesi yani Ezgi tarafından ''Kanka bak çok güzel bunu al da oku hayatın renklesin'' şekline benzer bir gazla alınmış bir kitaptı Yolun Sonundaki Okyanus. Daha önce hiç Neil Gaiman okumamış birisi olarak bu kitaba karşı ne hissedeceğim hakkında en ufak bir fikre dahi sahip değildim. Zaten kitabı okuyup okumamak arasında da gidip geldiğim için belki de hiç okumayacağım ama almış olduğum bir kitap olarak kütüphanemde kalacaktı.
Ama öyle olmadı. Nedense ilahi bir güç ya da, Romantik bir şey okumak istemeyen ruh halim gitti ve okunmamış onca kitap arasından bu kitabı seçti. Belki de kitabın sayfa sayısının azlığından da gözüm korkmamış olabilir. Bu konuda tam olarak emin değilim. 
Her şey kitaptaki ana karakterin eski kasabasına dönmesi ve döndükten sonra anıları ile karşılaşması ile başlıyor. Karakter şimdi yaşça büyük olsa bile anılarında 7 yaşında. En yakın arkadaşı ise Lettie isimli gizemli küçük bir kız. Ve Lettie çok uzun zamandır 11 yaşında.

''Gerçek hayat katlanamayacağım kadar zorlaştığında kitaplara sığınırım.''

Ana karakter, başına gelen her olaydan kaçmak için kitaplara sığınan bir karakter. Hatta öyle ki, karakterin bu özelliğinde kendimi gördüm. Gerçek hayat gerçekten bazen insanı yeteri kadar idare edemiyor ve öyle durumlarda bir kaçış yolu aramamak elde değil. Kimi bunu başka hobiler edinerek başarıyor fakat ben ve benim gibiler ve kitaptaki karakter, kitapların arkasına sığınıyor.

''Kalbinde bir delikle bu dünyada nasıl mutlu olacaksın?
....Kalbinde asla sahip olamayacağın, hayal bile edemeyeceğin dünyalara açılan bir kapı varken,
başka dünyaların çağrısına kulaklarını tıkayabileceğini mi sanıyorsun?
Hayal gücün yavaş yavaş aleyhine çalışmaya başlayacak, kendi dünyana ilgini yitireceksin, arzularını kaybetmek uykularını, günlerini ve hayatını mahvedecek.
Derken bir gün gözlerini son kez kapatacaksın, sevdiklerin seni zehirleyip vücudunu anatomiye satacaklar ve o zaman bile kalbindeki boşluk dolmayacak.
Yüreğinde bir delikle ölecek, yanlış yaşanmış hayatına lanetler okuyacaksın.''


Eğer hayatınıza yeni bir soluk , bakış açısı getirmek istiyorsanız kesinlikle zaman ayırıp bu kitabı okumalısınız. Okuduğunuz zamanda hiç bir şey kaybetmemekle beraber inanılmaz bir kazanç sağlıyorsunuz. Neil Gaiman ile de tanıştığım için gerçekten çok memnunum, bu kadar geç tanıştığım için hayıflandığımda söz konusu elbette. Ama geç olsun güç olmasın mottosu her zaman dilimde. Sanırım gidip biraz Neil almam gerek damardan. Adamın sahip olduğu hayal gücü fevkalade. 
Kitabın çevirisi de çok güzeldi, bunu özellikle belirtmekte fayda var sanırım.
Okuyun okutun.




öpücükler xoxox














Share:

0 yorum:

Yorum Gönder