Gölün Cadısı - Elizabeth George Speare | Kitap Yorumu #47

***Tanıtım***
Kit Tyler, 1687 yılında Connecticut Kolonisi'ne vardığı ilk andan beri şüphe ve hoşnutsuzlukla karşılaşır. Barbados adasındaki hayatını terk etmek zorunda kalan bu yalnız ve çaresiz kızın, hiç tanımadığı teyzesinin ailesine katılmaktan başka şansı yoktur. Kendi kimliğini koruma isteği ve yeni katıldığı bu topluluğa ayak uydurma uğraşları arasında kalan Kit, onu anlayan sıcak yürekli bir kadınla tanışır. Ancak Kit'in, koloni sakinleri tarafından cadı olmasından şüphelenilen Hannah Tupper'la olan arkadaşlığı, tahmin edebileceğinden çok daha büyük bir sorun olacak ve sonunda Kit'i kalbi ve yapması gerekenler arasında bir seçim yapmaya zorlayacaktır.


Elizabeth George Speare'in Newberry ödüllü romanı öyle bir kahraman tasvir ediyor ki, okurlar Kit'in hiç bozulmayan doğruluğu ve sevgi dolu kalbine hayran olmadan edemeyecekler.

"Romanın oldukça hareketli ve canlı karakterlere sahip bir öyküsü var. Romanın arka planı her yanıyla çok gerçekçi."
- The New York Times-

"Bu romanın başardığı gibi, okuyucuyu on yedinci yüzyıl yaşamına götüren çok az kitap var." 
-The New York Herald, Tribune-

"Güçlü olay örgüsü ve üç boyutlu karakterleri bu tarihi romanı benzerlerinden ayrı kılıyor."
-Booklist, ALA- 
(Tanıtım Bülteninden)

Sayfa Sayısı: 250
Baskı Yılı: 2013
Dili: Türkçe
Yayınevi: Epsilon Yayınları

***Yorum***
Bu kitabı Eskişehir kitap günleri'nde Epsilon standının çocuk kitapları için ayırmış olduğu 5 liralık kitaplar bölümünden aldım. Kitabın kapağı birden ilgimi çekti, sanırım tarihi ve cadılara karşı da açığa vurulmamış bir ilgim varmış. Kafa dağıtmak için okuduğumda da beni sıkmayan bir kitap olduğu için rahatça okudum başladım. Bu kitap üzerinden tam olarak nasıl bir yorum yapılır emin değilim lakin, aklıma gelen bir çok şeyi söyleyeceğim. Öncelikle bu kitanı çocuk kitabı diyerek ötekileştirmek istemiyorum çünkü, kitap benim zannımca bir çocuğun okuyabileceğinden daha fazla karaktere sahipti. Düşünüyorum ben bu kitabı 12 yaşlarında ya da 10 yaşlarında okusam, olay örgüsünü illaki anlardım ama isimler konusunda sanırım birazcık karıştırırdım.

''Neden onun bir cadı olduğunu söylüyorlar? diye sordu Prudence, dönüş yolunda. Çünkü onu tanımaya çabalamadılar. İnsanlar anlamadıkları şeyden korkarlar. Sen artık ondan korkmayacaksın değil mi? Ben olmasam bile ara sıra onu görmeye gideceksin?''

Kitap Kit ismindeki küçük kızın büyük babasının ölümüyle birlikte İngiltere'ye teyzesi Rachel'in yanına gitmesiyle başlıyor. Tabi kültürel farklılıklar ve küçük bir kasabaya yeni gelen birisi olduğu için tam olarak hoşgörü ile karşılanmıyor. Bir süre sonra evi merkezden uzakta olan Hannah ile tanışıyor. Hannah ise zamanında kocası ile birlikte gelmiş fakat dinen farklı mezheplere dahil olduğu için kasaba halkı tarafından dışlanmış ve cadı yaftası yapıştırılmış bir teyzecik. E, Kit'in en yakın arkadaşı Hannah olunca ister istemez insanlar Kit'e olması gerekenden farklı daha kötümser bir gözle bakıyorlar.

''Savaş en büyük kötülüktür Matthew. İnan bana, kan dökerek iyilik elde edilmez.''
Az sayfa ile çok fazla şey anlatan sonuyla da içinizi ısıtan tatlılıktan ölmek üzere olan bir kitaptı. Okumak boş zaman gibi değildi, herkesin okuyabileceği bir kitaptı zaten. Bir çırpıda da bitti. Yazım dili insanı zorlamayan düzeyde.  Ben tavsiye ederim, eğer denk gelirseniz alıp okumalısınız. 

öpücükler xoxo













Share:

0 yorum:

Yorum Gönder